Elektrik enerjisini mekanik enerjiye
çeviren makina. Elektrik kaynağına bağlandığı zaman bir mili döndürerek bir hareket meydana getirir.
Günlük hayâtımızda milyonlarca motor kullanılır. Evde bulunan elektrik süpürgesi, çamaşır makinası,
dikiş makinası ve karıştırıcıları hep motorlar çalıştırır. Modern bir fabrikada ise, bandların
çalıştırılmasında, baskı makinalarında, değirmenlerde hep elektrik motoru vardır. Motorlar genellikle
tüm yüklendikleri zaman tam verimlidirler. Büyük motorlar, küçük motorlardan, yüksek hız motorları
düşük hız motorlarından daha verimlidir. Beygir gücünün küçük bir kesiminden, 5000 beygir gücüne
veya daha büyük güce sâhip motorlar mevcuttur.
Motorlar kabaca, doğru akım ve alternatif akım motorları diye ikiye ayrılabilir. 1880’lerde ilk olarak
doğru akım bulunduğundan ilk motorlar da bu akımla çalışanlar olmuştur. 1890’larda alternatif akımın
bulunmasıyla indüksiyon motoru adıyla bilinen bir alternatif akım motoru basitliğinden dolayı
yaygınlaşmıştır. Daha sonra, özellikle senkron ve universal motor olmak üzere, diğer tür alternatif akım
motorları gelişmiş ve kullanılmıştır. Günümüzde alternatif akım yaygın olmasına karşılık, doğru akım
motorlarının uygulamada önemli bir yeri vardır. Özellikle değişik hızların gerekli olduğu, asansör, el
âleti ve konveyörlerde doğru akım motorları kullanılır.
Târihi: İlk ticârî motor 1880’lerde, elektrik ve manyetizmada 1820’lerin başlarında yapılan temel
keşiflerden yarım asır sonra ortaya çıkmıştır. İlk defa 1821’de Michael Faraday, bir mıknatıs ve
hareketli telden sürekli bir dönme hareketi elde edebileceğini göstermiştir. Bir Amerikalı demirci olan
Thomas Davenport 1837’de elektrik motoru için ilk patenti almıştır. Ancak her buluş gibi bunun da
uzun bir gelişme devresine ihtiyâcı vardı. 1860 ve 1870’lerde çok çalışmalar yapıldı. Hatta bu sırada
doğru akım jeneratörünün tersine çalışabileceği, yâni başka bir doğru akım jeneratörü tarafından bir
doğru akım motoru gibi çalıştırılabileceği anlaşıldı. 1888’lerin sonuna doğru doğru akım motorları
büyük miktarlarda îmâl edilmeye başlandı. Büyük şehirlerdeki ulaşım ihtiyâcı motorlar için yeni
imkânlar ortaya koydu. Atla çekilen arabaların elektrik motorlarıyla da hareket ettirilebileceği fikri çıktı.
Bu arada elektrik motorlarının teorisinde de gelişmeler kaydedildi. Bütün bunlara rağmen, 1880
ortalarında, doğru akımın ancak birkaç kilometrelik mesâfeye dağıtılabilmesi ve elektrik motorunun
pahalı olması, kullanımın gelişmesini engelleyen en önemli faktörlerdi. Bu sırada alternatif akımın uzak
yerlerde ekonomik olacağı anlaşıldı.
1888’de İtalyan Galileo Ferrari birbirinden 90° faz farkı olan iki alternatif manyetik alanının sabit dönen
bir manyetik alan olarak görülebileceğini gösterdi. Ayrıca, bir tek akımın, fazları farklı iki manyetik alan
doğuran fazları farklı iki akıma ayrılabileceğini gösterdi. Dönen tek bir manyetik alanın motorun
rotasında bir dönme meydana getirdiğini müşâhede etti. Böylece ilk indüksiyon motoru doğmuşsa da
bunun sanâyideki uygulamasını Ferrari devâm ettirememiştir. 1888-1896 arasında Nikola Tesla
bağımsız olarak geliştirdiği indüksiyon motorunun patentlerini aldı. George Westinghouse, Tesla’nın
patentlerini alarak ileri çalışmalar yaptırdı ise de, ekonomik kriz ve elektrik akımı tekniğinin gelişmeleri
bu çalışmaları engelledi. 1890’lardan îtibâren çeşitli ülkelerde alternatif akım motorları ortaya çıktı. Çok
fazlı elektrik motorları geliştirildi. Böylece elektrik motorunun temelleri atılmış oldu. Bundan sonraki
gelişmeler genellikle esası değiştirmeden yapılan geliştirmeler oldu.
Elektrik motorları yapılış îtibâriyle başlıca iki kısımda meydana gelir:
Stator: Sabit olan kısımdır. Manyetik alan elde etmeye yarayan bir mıknatıstır. Motorların bir kısmında
bu parça elektromıknatıstır. Bu elektromıknatıstan akım geçtiği zaman, kutuplar arasında manyetik
alan meydana gelir.
Rotor: Mıknatısın kutupları arasında dönme hareketi yapabilen bir makara sistemidir. Elektrik
motorları kullanma maksatlarına göre çeşitli büyüklükte ve türde îmâl edilir. Genellikle bunlar iki grupta
toplanabilir.
1. Elektromanyetik makinalar: Bu gruba indüksiyon, senkron, doğru akım, doğru akım çok fazlı
kollektörlü motorlar girebilir:
2. Manyetik motorlar (makinalar): Bu gruba ise manyetik dirençli eşzamanlı motorlar, keşiklik motorları,
selenoitler ve röleler girer.
Elektromanyetik motorların hacimleri büyüdükçe verimleri artar. Manyetik motorlarda verim artışı için
hacim küçülür.
