Soru Sor...!

CEVAP » Genel

Sparganum hastalıkları nelerdir?

(1 post)
  1. cevapci
    Key Master


    SPARGANUM HASTALIĞI

    Balık şeritlerinin kurtçuklarının (sparganum) ara konakları kurbağalardır. Uzakdoğu ülkelerinde, göz rahatsızlıklarında hasta bölgeye kurutul muş kurbağa sürmek, alışılmış bir tedavi yöntemidir. Böyle bir uygulama sırasında kurtçuklar, göz bölgesinden organizmaya girerek, çok ciddi bozukluklara yolaçarlar.

    Hastalığa, Avrupa dışında dünyanın her yanında raslanır.

    Klinik belirtiler

    Hastalığın gözler dışındaki yerleşimleri oldukça iyicildir. Kurtçuklar, yerleştikleri bölgelerde kaşıntı, ağrı, bazen de derialtı apselerine yolaçarlar. Göze yerleşme durumu, yalnızca Uzakdoğu ülkelerine özgü bir biçimdir. Enfeksiyonun arttığı kişilerde ciddi göz bozunlarma yolaçar.

    Tedavide tek çare, cerrahi yöntemlere başvurmaktır.

    Hastalıktan korunma, ilkel tedavi yöntemlerinin bırakılmasıyla sağlanabilir.

    KÖPEK KİSTİ HASTALIKLARI

    Bir köpek şeridinin (Echinococcus granulosus) kurtçuklarının insan bedenine yerleşip gelişmeleri sonucunda çeşitli organlarda köpek kisti hastalığı (kist hidatik) ortaya çıkar.

    Erişkin köpek şeridi, şeritlerin küçük boylu türlerindendir; uzunluğu 3-6 mm arasında değişir. Gövdesi üç halkadan oluşmuştur. Baş bölümünde çok sayıda çengel yeralır.

    Köpek şeridi, köpeklerin barsaklarında yaşar. Dışkıyla dış ortama atılan yumurtalar koyun ya da sığırlar tarafından yutulurlarsa, bu canlıların bedeninde embriyo haline dönüşürler, sonra hayvanların karaciğerlerine yerleşerek kurtçuk haline gelirler. Bu merkezlerde yıllarca süren bir gelişim gösteren kurtçuklar, bu arada yerleştikleri organların bir karşı tepkisi olarak bir bağdokusu tabakasıyla sarılırlar. Böylece ortaya çıkan kist zarının iç yüzeyi, pekçok sayıda tomurcukla kaplıdır. Bu tomurcuklar kistlerin bulunduğu koyun karaciğerini yiyen köpeklere bulaştıklarında, erişkin hale geçerek, ikincil köpek kistlerinin kaynağı olurlar.

    Bulaşma biçimi

    Köpek şeridi türlerinin doğal evrimlerine, insan, raslantısal olarak konak görevi yapar. Kurtçukların insanlara bulaşması köpekler aracılığıyla olur. Bir köpek ile temas ettikten sonra elleri ağza götürmek, bulaşma olasılığını artıran en büyük etkendir.

    Hastalık en çok koyun, sığır ve köpeklerin bir arada yaşadıkları yörelerde yaygındır. Köpek kistlerinin gelişimleri çok yavaş olduğundan, bulaşma tarihinden 10-20 yıl kadar sonra ortaya çıkarlar.

    Köpek kistlerinin klinik belirtileri

    Köpek kistlerinin gelişimlerinde çok uzun ve belirtisiz bir dönem vardır. Bu yüzden, bazı başka hastalıklar sırasında (kırıklar, çatlaklar, enfeksiyonlar) ya da sistemli bir klinik muayene ya da röntgen muayenesi sonucunda, raslantıyla teşhis edilirler.

    Köpek kistleri her çeşit organ içinde gelişebilirler. Ama en sık raslananları, karaciğer köpek kistleridir. Kistlerin yerleştikleri öteki organlar akciğer, dalak, beyin, kemikler, böbrekler, ender olarak da kalptir.

    Karaciğer köpek kisti

    Yeryüzünde, koyun beslenen bölgelerde çok yaygın bir hastalıktır. En sık görüldüğü ülkeler Güney Amerika (Arjantin, Şili, Uruguay), Avustralya, Kuzey Afrika ve Akdeniz kıyıları ülkeleridir (Türkiye, Yunanistan, Sicilya, Korsika, İspanya, Portekiz).

    Yalın bir karaciğer köpek kisti, sistemli bir klinik muayene ya da röntgen muayenesi sonucunda açığa çıkarılabilir.

    Hastaların klinik görünümleri, bir karaciğer büyümesi ya da uru ile aynı özellikleri taşır.

    Röntgen filminde karaciğer içinde, çevresi hafifçe kireçlenmiş kist görülebilir. Karaciğerde kist bulunduğunu bildiren başka bir bulgu, bir akciğer filminde diyafram kubbesinin, sağ tarafta yukarı kalkmış görülmesidir. Böyle bir durumda, karaciğerin iyice muayene edilmesi gerekir.

    Kistlerin çatlamaları, yırtılmaları, komşu organlara bası yapmaları ya da enfeksiyona uğramaları, çeşitli ihtilatlara yolaçar. :

    En sık raslanan ihtilat, kistin safra yolları içinde yırtılmasıdır. Genel belirtiler arasında bulantılar, kusma, hafif ya da şiddetli karaciğer ağrıları, bazı hastalarda da ateş ya da kurdeşen nöbetleri sayılabilir. Teşhis, safra yollarında yapılacak röntgen incelemesiyle konur.

    Kistin yırtılması, önemli bir ihtilata yolaçar. Karın boşluğunda olan bir yırtılma çok ciddi sonuçlar verebilir. Önce, 40°C’ı bulan bir ateşle birlikte atardamar basıncının düştüğü görülür. Bu evreden sonra en çok korkulacak durum, karın zarı yüzeyinde ikincil kistlerin oluşmasıdır. Yırtılmanın safra yolları içinde olduğu hastalarda, taşlı safra kesesi iltihabı ve sarılık belirtileriyle birlikte ateş yükselmeleri görülebilir.

    Sindirim kanalı içinde bir kist yırtılması, barsak kanamalarına yolaçabilir.

    Kistlerin, çok ender olarak göğüs bölgesinde (akciğer zarı, bronşlar) de yırtıldıkları görülmüştür.

    Hacmi büyüdüğü zaman kistin komşu organlara bası yapması, hastalığın başka bir ihtilatıdır.

    Safra yollarına bası yaptığında belirtiler, bir sarılık başlangıcı belirtileriyle aynıdır.

    Alt ana toplardamarın bası altında kalması, alt üyelerde ödemlere, kapı toplardamarının bası altında kalması ise dalağın şişmesine, ve bazı hastalarda sindirim kanalı kanamalarına neden olur.

    Oldukça sık raslanılabilen kist enfeksiyonlarında, kistin bir karaciğer apsesi haline dönüştüğü görülür.

    Ancak, genel olarak incelendiğinde, kist ihtilatlarına ender raslanır. Normal koşullar altında kistler, çoğunlukla bütün yaşam boyunca belirti vermeksizin gelişerek, içlerindeki sıvının kurumasından sonra kireçlenirler.

    Akciğer köpek kisti

    Akciğerde gelişen kistler de, karaciğerde gelişenler gibi belirti vermediklerinden, başka nedenle çekilen bir göğüs filminde raslantıyla ortaya çıkarılırlar. Kistin röntgen filminde görüntüsü, yeri ve boyutları değişen yuvarlağımsı bir saydamsızlık (leke) biçimindedir.

    Kistlerin bronşlar içinde yırtılmaları, göğüs ağrılarına yolaçar ve öksürükle birlikte kistin bütün içeriği dışarı atılır.

    Bazen, akciğer köpek kistleri enfeksiyona uğrayabilirler.

    Dalak köpek kisti

    Karaciğerde köpek kisti ortaya çıktığında, dalakta da kistler oluşması olasılığı yüksektir. Bu nedenle, her zaman karaciğer kistleriyle birlikte dalak kistlerinin de aranması gerekir. Röntgen görüntüleri, ya bir kireçlenme biçimindedir ya da dalak büyümesini andırır.

    Beyin köpek kisti

    Yerleşme bölgesine bağlı olarak, sinirsel belirtiler ve baş ağrılarıyla birlikte bir ur görünümündedir.

    Kemik köpek kistleri

    Çok ender ortaya çıkar, oldukça yavaş bir gelişme dönemi geçirirler. Bu kistler de ötekiler gibi, başka bir muayene (kırık, çatlak araştırılması) sırasında raslantıyla teşhis edilirler.

    Köpek kistlerinin teşhisi

    Kistlerin yerleşme bölgelerine göre çok çeşitli ve özel muayene yöntemleri uygulanır. Kistin köpek kisti olduğu, genel kan incelemeleriyle saptanabilir.

    Karaciğer bölgesinde yerleşme durumunda

    Röntgen incelemesi son derece önemlidir. Görüntü, kistin kireçlenmiş olduğunu ortaya koyar.

    Safra yollarının incelenmesi (ağız yoluyla karşıt madde verilerek safra yolları filmi çekme), kistin (varsa) bu yollarla bağlantısını ortaya çıkarabilir. Bir kistin bası yaptığı karaciğer damarlarının saydamsızlaştırıcı maddeyle boyanması da, kisti ortaya çıkarır.

    Karaciğerin radyoizotopla incelenmesi, karaciğerde kiste uyan bir boşluğu ortaya çıkarır.

    Kistlerin karaciğerin ön taraflarına yerleştikleri durumlarda teşhis, karın içine bakma (lapa-roskopi) muayenesiyle konur.

    Akciğer bölgesinde yerleşme durumunda

    Bu bölgede kistin teşhisi gene röntgen incelemeleriyle konur. Ayrıca radyoizotop yöntemi uygulanabilir.

    Kan incelemeleriyle kistlerin köpek kisti oldukları saptanabilir. Daha önce anlatılan belirtilerin bulunmadığı durumlarda, bağışıklık testleri (çökertme ve kompleman bağlama tepkimeleri, flüoresan-antikor tepkimeleri) ve alerji tepkimeleri (casoni) teşhisi sağlar.

    Tedavi

    Yerleşme bölgesi hangi organ olursa olsun, kistin cerrahi yöntemler uygulanarak çıkarılması gerekir. Kistin teşhisinden sonra yolaçabileceği ihtilatlar gözönünde tutularak, cerrahi girişim elden geldiğince erken uygulanmalıdır.

    Korunma

    Kistlerden korunmak için, köpeklerin kasap dükkanları ve mezbaha gibi yerlerden uzaklaştırılması ve asalak hastalığından ölmüş bütün kesim hayvanlarının yakılması gerekir. Ayrıca sağlık koruma kurallarına sıkıca uyulmalıdır.

    8 years once